78 Kuşağı Temsilcisi  Salim Diyap Yazdı;

REZERV ALANLARI TARTIŞILIYORKEN Rezerv alanlarına dair çok şey söyledi bu söylenenlerin çoğu ekonomik kaygılardan kaynaklıydı. Ya konuşulması gerekip de konuşulmayanlar, istenmesi gerekip de istenmeyenler: - Beş metrelik yollarda sağlı sollu beş katlı apartmanlar. Deprem esnasında yıkılan tek bina sebebiyle ambulansların, itfaiyelerin, kurtarma ekipmanlarının giremediği ulaşıma kapanan sokaklar... - Binlerce engelli için ulaşılabilirliği olmayan bir şehir, ilçeler, köyler... - Yeni bir imar süre

78 Kuşağı Temsilcisi  Salim Diyap Yazdı;

REZERV ALANLARI TARTIŞILIYORKEN

Rezerv alanlarına dair çok şey söyledi bu söylenenlerin çoğu ekonomik kaygılardan kaynaklıydı.

Ya konuşulması gerekip de konuşulmayanlar, istenmesi gerekip de istenmeyenler:

- Beş metrelik yollarda sağlı sollu beş katlı apartmanlar. Deprem esnasında yıkılan tek bina sebebiyle ambulansların, itfaiyelerin, kurtarma ekipmanlarının giremediği ulaşıma kapanan sokaklar...

- Binlerce engelli için ulaşılabilirliği olmayan bir şehir, ilçeler, köyler...

- Yeni bir imar sürecinde tarım alanlarının korunması...

- Devlet kamusal alan deyince cami dışında hiç bir şeyi aklına getirmiyor. Ya toplumların ve bireylerin bir arada bulundukları, sosyalleştikleri yerler, kentlerin oluşumunda temel rol oynayan kamusal alanlar.

Her türlü sosyal sınıf ve kültürel grupların, farklı özelliklere sahip insanların bir arada bulunduracak olan bu mekanlar;

meydanlar,

parklar,

sahiller,

sokaklar,

kaldırımlar,

tiyatro salonları,

kütüphaneler

tartışma platformları,

festival alanları...

yani kişiye ait olmayan topluma ait olan her şey.

Yeni bir şehir kurmak gündemdeyken bunları neden konuşan, tartışan, anlatan yok?

Her şey ekonomik kaygılardan ibaret mi?

Bir yaşlıya yaşlılar evinde bakmanın, bir kadını kadın sığınma evinden koruma altına almanın, bir çocuğa oyun oynayacağı yerler yapmanın, insanların depremden, selden, yangından korkmadan yasayacakları bir yerleşim yeri sunmanın ekonomik getirisi mi var?.

Peki bunların bir maddi getirisi yok diye gereksiz şeyler kategorisinde mi ele alacağız?!

Hayır tam tersine bunların hepsinin ekonomik götürüsü vardır!

Ama tüm bunlar sosyal bir devletin yerleşim yerleri kültürünün olmazsa olmazları arasındadır.

Tüm bu insani ihtiyaçları kim ne zaman gündeme getirip devlet kurumlarına dayatacak?

Biz değilse kim?

Bu gün değilse ne zaman?

Bir şeyin ekonomik getirisi olunca iyi güzel mi oluyor?

Yakın geçmişte ilimizi, ilçemizi moloz yığınına çeviren her şey ekonomik çıkarlar sebebiyle yapılan işlerin sonucunda olmadı mı?

Herşeye bir tüccar zihniyetiyle bakmanın sonucunda başımıza sarılan belaları saymaya kaksam sayfalar sığmaz.

İlimizi ilçemizi ne vakit bir tüccar, bir köylü kafasıyla ele alıp düşünmekten vazgeçeceğiz?

Ne vakit, yaşadığımız yere geçici bir konaklama yeri muamelesi yapmaktan vaz geçip yerleşik bir toplumun insanı nazarıyla bakacağız?

Bunun için yaşadığımız deprem misali kaç musibete ihtiyacımız var?

Mesela; kıyı kenar çizgisini boşaltmak için neyi bekliyoruz? Bir Tusunaminin olmasını mı?

Yeni bir şehir kurulurken ben de insanlarının ekonomik olarak mağdur edilmesini istemiyorum; ama mağduriyet dediğiniz şey sadece maddi alanlarda yaşanan bir şey değil ki!

- Sığınma evi olmayan bir ilçede tüm kadınlar mağdur değil mi?

- Her yerin betona bulandığı bir yaşam alanında hayvanlar insanlar mağdur değil mi?

- Yaşlıların rahat kullanamadığı bir yerleşim yerinde yaşlılar mağdur değil mi ?

- Sokakların sadece otomobiller terkedildiği bir yerleşim yerinde insan, hayvan herkes mağdur değil mi?

- Bir yerleşim yerini kadın erkek aynı şekilde kullanmaz kadının kullanım biçimini es geçen bir anlayışla yeniden imar edilecek bu yerleşim yerleri insan nüfusunun %50 sini mağdur etmeyecek mi?

- Aş evlerinin olmadığı bir yerleşim yerinde yoksullar mağdur değil mi?

- Tarım alanlarının asfalta ve betona boğulduğu bir yerleşim yerinde tüm canlılar mağdur değil mi?

Depreme dayanıksız binalarda çoluk çocuğuyla oturma pahasına malından, binasından feragat etmek istemeyenler mağdur değil mi?

- Konteyner kentlerde sefil bir yaşam süren on binlerce insan başını sokacak bir ev beklentisiyle gün sayarken mağdur değil mi?

- Ulaşılabilirliği olmayan bir yerleşim yerinde binlerce engelli mağdur değil mi? İnsanlar engelli çocuklarını sokaklara çıkaramıyor diye yaşadığımız yerlerde engelli insanlar yok mu sanıyorsunuz?

Rezerv alanlarını konuşur tartışırken ele almamız gereken o kadar çok şey var ki birilerinin sorunu ısrarla ekonomik alana hapsederek bu insanlara yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmaktadır.

Ne yazık ki bu ilçede yaşayan insanlar, bu güne kadar bir köyde yaşar gibi yaşamış olmaları; bir ilçede, şehirde yaşayan insan kültürünü oluşturmamış olmaları sebebiyle rezerv alanlarını tartışırken devletinin de gerisinde mevzilenebiliyor.

Ne yazık ki iş bu halk adına konuşanlara ve devlet kurumlarına kalırsa geçmişi yeniden üretmek mümkün!

Onun için gerçek ihtiyaçların farkında olan herkes sesini çıkarıp sorun tartışılması gereken bütün boyutlarıyla ele alınıp tartışmalı. Yeni bir yerleşim yeri için tüm ihtiyaçlar devlete dayatılmalı