HATAY, ÖZEL AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ
Eğitimci – Yazar Bülent Can, “Hatay'ın Özel Afet Bölgesi ilan edilmesi için üzerimize meteorun düşmesi mi gerekiyor?” diyerek tepki gösterdi. Hatay'daki tüm sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, muhtarlar, milletvekillerinin bir araya gelmesi ve özel afet bölgesi ilan edilmesi için hükumete baskı yapması gerekiyor diyen Eğitimci – Yazar Can, Afet bölgesi ilanı, Afetler Kanunu 1. Maddesini hatırlattı. Eğitimci – Yazar Can, yaptığı çağrıda şu ifadelere yer verdi, “Evet, 6 Şubat depreminde tam m
Eğitimci – Yazar Bülent Can, “Hatay'ın Özel Afet Bölgesi ilan edilmesi için üzerimize meteorun düşmesi mi gerekiyor?” diyerek tepki gösterdi. Hatay'daki tüm sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, muhtarlar, milletvekillerinin bir araya gelmesi ve özel afet bölgesi ilan edilmesi için hükumete baskı yapması gerekiyor diyen Eğitimci – Yazar Can, Afet bölgesi ilanı, Afetler Kanunu 1. Maddesini hatırlattı.
Eğitimci – Yazar Can, yaptığı çağrıda şu ifadelere yer verdi, “Evet, 6 Şubat depreminde tam manasıyla kıyameti yaşadı Hatay. Dört gün boyunca yalnız bırakıldı. Yetkililer, kendi basiretsizliklerini, beceriksizliklerini örtbas etmek için asrın felaketi tabirine sığındı. "Yaşanan tam anlamıyla asrın felaketi. Bu kadar büyük bir felakette yetişmemiz mümkün değildi" dediler. Ama her nedense Hatay'ı özel afet bölgesi ilan etmeye gelince iş, orada durdular. Oysa bu bir lütuf değil aslında, kanuni bir zorunluluk.
Afet bölgesi ilanı, Afetler Kanunu 1. maddesine göre;
Deprem, sel, yangın, çığ düşmesi ve toprak kayması gibi afetlerin yaşandığı veya yaşanmasının olası olduğu yerler “afet bölgesi” olarak nitelendirilmektedir.

Buna göre;
• Afet nedeniyle ölü ve ağır yaralıların bulunması
• Tarım ürünlerinin en az ⅓’inin zarar görmesi
• Küçük ve büyükbaş hayvanların telef olması
• Bölge içerisinde kış mevsiminin çok şiddetli ve inşaat mevsiminin kısa süreli olması
• Bölgedeki yol, su, elektrik ve kanalizasyon gibi kamu tesislerinin kullanılamayacak veya çalışamayacak seviyede zarar görmüş olması
• Bölgede ulaşım imkanlarının oldukça sınırlı olması durumunda afet bölgesi ilan edilir der kanun.
Peki bir de bize bakalım:
365 bin binanın sadece 110 bini ayakta kalmış, yani her üç binadan ikisi yıkılmış. Kamu kurumlarının hemen hemen hiçbirisi kullanılamaz hale gelmiş. Bölgedeki hastanelerin hemen hemen tümü kullanılamaz hale gelmiş. Ölenlerin sayısı resmi rakamlara göre bile 23 bini geçmiş. Ki biz Hataylılar bu sayının katbekat üstünde olduğunu biliyoruz. Bunca yıkıma ve ölüme rağmen neden afet bölgesi ilan edilmiyor? Neden yurttaşlara hak ettikleri destek verilmiyor? Birçok insan haklı bir şekilde soruyor: Afet bölgesi ilan etmek için üzerimize meteorun düşmesi mi bekleniyor?
Peki diyeceksiniz ki Afet Bölgesi ilan edilmesi önemli mi? Neden bu kadar ısrarcı oluyorsunuz?
Evet önemli hem de çok önemli. Çünkü afet bölgesi ilan edilirse;
• Sağlık hizmetleri ücretsiz olacaktır. Tüm hastaneler, özel devlet ayrımı olmaksızın afetzedelerin hizmetine ücretsiz olarak sunulacaktır.
• Yurttaşlarının devlete olan borçları ertelenecektir.
• Bölgedeki vatandaşlar devlet birimleri tarafından bilgilendirilecek ve bilinçlendirilecektir.
• Kamu personellerine düzenli olarak yolluk, avans ve harcırah ödemesi yapılacaktır.
• Bölgedeki ailelerin ve bireylerin psikolojik ve sosyolojik tedavisi için psikologlar ile sosyal hizmet uzmanlar görevlendirilecektir.
• Maddi kayıplar devlet tarafından karşılanacaktır.
• Binalar ve yapılar için hasar tespit raporu düzenlenecek. Hasar gören binaların yerine yenileri yapılana kadar olan süreçte, devlet tarafından yeni ev tahsis edilecektir.
Evet evet, yanlış okumadınız, bir yıl süreyle 3 bin veya 5 bin kira yardımı değil, çadır, konteynır değil, kalıcı konutlar teslim edilinceye kadar depremzedelere ev tahsis edilmektedir. Olması gereken de budur zaten.
• Esnaflar için çeşitli destekler sunulacaktır.
Kısacası yurttaşın uğradığı tüm kayıplar devlet tarafından karşılanmaktadır. Hem de kredi vererek, yurttaş borçlandırılarak değil.
Bu nedenle Hatay'daki tüm sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, muhtarlar, milletvekilleri bir araya gelmeli ve özel afet bölgesi ilan edilmesi için hükumete baskı yapmalıdır. Başka şekilde buradaki insanların ayağa kalkma şansları maalesef ki yoktur.
Bir kez daha ve vurgulaya vurgulaya Hatay özel afet bölgesi ilan edilsin diyorum.”
Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

" class="owl-lazy img-cover"/>
التعليقات (0)
Facebook Comments