HİÇ BİR BAŞARI RASLANTISAL DEĞİLDİR
Çok anlamlı bulurum bu sözü; çünkü her başarının, akıllı, kararlı ve cesur adımlar atmayı gerektiğine inanırım. Her zafer, sorunların içinde kaybolmak yerine, çözüm arayışına girenlerin hikâyesidir. Size İspanyol filozof Jose Ortega’nın bir metaforundan* söz etmeyeceğim. Ortega şöyle der: ‘’ Yaşamak, daha önce kişinin zevkine göre seçilmiş bir yer, bir akşam yemeğinden sonra bir tiyatroyu seçer gibi, isteyerek girmek değildir. Nasıl olduğunu bilmeden, değiştirilemeyen bir dünya, şimdiki zamanın
Çok anlamlı bulurum bu sözü; çünkü her başarının, akıllı, kararlı ve cesur adımlar atmayı gerektiğine inanırım. Her zafer, sorunların içinde kaybolmak yerine, çözüm arayışına girenlerin hikâyesidir. Size İspanyol filozof Jose Ortega’nın bir metaforundan* söz etmeyeceğim.

Ortega şöyle der: ‘’ Yaşamak, daha önce kişinin zevkine göre seçilmiş bir yer, bir akşam yemeğinden sonra bir tiyatroyu seçer gibi, isteyerek girmek değildir. Nasıl olduğunu bilmeden, değiştirilemeyen bir dünya, şimdiki zamanın dünyasına aniden düşmek, boğulmak, fırlatılmak anlamına gelir’’
Yazıma böyle bir estante* notu düşerek felsefi bir bakış güncel olan, halkın gerçek sorunlarından uzaklaştığım anlaşılmamalıdır.
Sağlık, eğitim, hukuk gibi temel hizmetlerin yerlerde süründüğü; halkın her geçen gün daha derin bir yoksulluk ve sefaletin içine itildiği; devlet kurumlarına olan güvenin dehşet verici şekilde düştüğü gözler önünde iken: Sınırsız şefkat ve hoşgörü abidesi, barış havarisi, Nirvana’nın* kapısından dönen bir edasıyla sevgi pıtırcığı rolüne bürünmek gerçekten Samandağ’da görmek çok ilginç.
Anlaşılan, şirazenin hepten kayması tam da böyle bir şeymiş!
İçinde yaşadığımız sistemin köklerindeki çürümeler fark edilmediğinde, bozulma dalga dalga yayılır ve toplumsal bir krize dönüşür…
Özetlersek:
Her gün sabah bir kabusla uyanıyoruz.
Çok yanılıyorsunuz çok… Bu toplumda yöneticiler değişirse bir şey değişecek…
Şimdi başımızdakileri değiştirmeyeseniz diye söylemiyorum elbette bunu…
Değiştirin tabii. Çöplüğe atın… Belki bu sizi tatmin eder. Ancak, bilin ki bir şey değişmeyecek… Kıyakçılar değişecek yalnız… Buradaki sistem ‘’dönüşümlü kıyak sistemi’’ çünkü… Hep biri yere bir bakar olmaz. Bakanında yemesi lazım… Belki hepiniz için söylemem haksızlık olur ama büyük bir bölümünüzün; ‘’siz hep doğruları ve gerçekleri mi söylersiniz?
Hiç taraf tutmadan, kim olursa olsun söyler misiniz?
O halde size hayat yok burada’’ diye düşüneniz çok fazladır.
Bakın biz 10. Köyden de kovulduk birçok yerden de vaktiyle…
Nereye gidelim şimdi?
11. köye mi?
Bu köyün nerede olduğunu bilen var mı?
Sağ sesimizi kısıyor
Sol sesimizi zaten duymuyor
İkisi de konuşmamızı istemiyor.
Koltukları işgal etmişsiniz…
İkisi de bundan bahsetmemizi istemiyorlar…
Eğitimin bozukluğundan, sağlık rezaletinden, hayat pahalılığından, zamlardan, elektrikten, çöpten, sudan…
Ama makamlarından görevlerinden sorumluluklarından asla…
Olağanın dışında hiçbir fikirleri olmayanlar…
Kendi fikrini katmadan sadece durum tespiti yapanlar…
Ve hiçbir tepkiye sebep olmayacak şekilde genel doğruların ötesine çıkmayanlar. Küfredilme ve damgalanma korkusuyla yalnız beğeni kazanmak için suya sabuna dokunmadan fikrini açıklayanlar…
İşin esasından kaçan tali manşetler, gazetelerin baş sayfalarında sırıtıyor…
Eğitim planı sunan bir sendikacı…
Uyuşturucuyla nasıl mücadele edeceğimizi anlatan bir profesör..
Yetkililere cevaplarını bildiği sorular soran bir Gazeteci..
Rüşvet, yolsuzluk ve dolandırıcılığın en büyük sorunumuz olduğunu düşünen bir akademisyen..
Yabancılara emlak satışında yasal düzenleme isteyen bir muhalefet partisi..
Kadına şiddet..
Taciz, tecavüz..
Narenciyecilerin bitmeyen çilesi..
Bitmeyen hayat pahalılığı şikâyetleri…
Depremde hayatını kaybeden – kurtarılmaları engellenen binlerce meleklerimiz için adalet bekleyenler…
İşte esastan kaçmak için bin türlü sebep.
Normal anormal, anormal da normal oldu artık buralarda…
Esas sorun ne? Koltukların işgali!!
Bu ilçede birinci sorunumuz ne?
Çözümsüzlük mü, koltuk işgalimi; tabi ki İşgal!
Ne zaman çözüm olur burada? İşgal bitince! Ne zaman biter işgal? Çözüm olunca! Büyük tartışmada mutlaka bazı dostlarını kaybedenler arasında bende varım…
Masaya yemekten içecekten başka bir de gerçeği koyunca birbirimize küstük…
‘’ Laboratuvarda köpek deneyleri yaparak psikolojide devrim yaratan Pavlov gibi dâhilerimiz var bizim de ! Şiir yazar. Roman yazar… Beste yapar… Şarkı söyler… Toplum bitmiş, tükenmiş ve memleket de elden gitmiş olabilir… Olsun… O kendi ince sanatına bakar… Pavlov o gün işe geç kalan çalışanına,
-Neden geç kaldın, diye sordu… -Bugün Rusya’da devrim oldu efendim, dedi diğeri…
Pavlov kızdı…
-Rusya’da devrim olduysa sana ne?
Bu memlekette birbirini hiç çekemeyen, birbirinin kuyusunu kazan, am öldüğü zaman cenazesinde ‘’Merhumu nasıl bilirdiniz’’ diye soran imama en sevmedikleri adam hakkında ‘’iyi bilirdik’’ diyen insanlar yaşar…
Birbirleriyle bir kere bile konuşmadan ve birbirlerini hiç tanımadan birbirleri hakkında kesin yargılara sahip olan bir topluluk yaşar burada…
Her şey büyük bir hızla kirlenirken, temiz kalmak çok tehlikelidir bu toplulukta…
Hakkınızda söylenecek hiçbir şey bulamazlarsa beş beterine katlanacaksınız o zaman…
Yalan söyleyecekler. İftira atacaklar… Hiç yapmadığınız şeyler için yaptı diyecekler… Hiç yalan söylemediğiniz halde söyledi diyecekler… Hiç kimsenin hakkını yemediyseniz, yedi diyecekler…
Her şeyi doğru yapmanın bedelini çok ağır ödetecekler size…
Suçlusunuz … Hızadan çıktınız… Ölümü göze aldınız… Girilmeyecek yollara girdiniz… Söylenmeyecek sözler söylediniz…
Herkes kirlenirken birader, neden bu kadar temiz kaldınız?
*METAFOR: Bir durumu, sorunu, vakayı başka bir şekilde ifade etmek için kullanılır.
*Estante:Yapı. Güçlendirme.
*Nirvana: Budizmde, her türlü isteklerden, duygulanımlardan, tutkulardan arınıp en yüksek ruh durumuna erişme.
7 Ekim 2024
Ümit Dadük Sağaltıcı

التعليقات (0)
Facebook Comments