SAMANDAĞ'DA BETONLAŞMAYA KARŞI YEŞİL DİRENİŞ

Selim Kamacı'nın Mücadelesi Hatay'ın şirin kıyı ilçemiz Samandağ, son yıllarda hızlı ve plansız yapılaşmanın getirdiği betonlaşma tehdidiyle karşı karşıya. Kent estetiğini ve doğal güzelliklerini olumsuz etkileyen bu duruma karşı çıkan duyarlı vatandaşlardan biri olan ilçemiz Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, yeşil alanların korunması ve artırılması için önemli bir mücadele yürütüyor. Kamacı, Samandağ Belediyesi'ne bu konuda somut adımlar atması çağrısında bulunarak, konuyu Hatay Büyükşehir Bel

SAMANDAĞ'DA BETONLAŞMAYA KARŞI YEŞİL DİRENİŞ

Selim Kamacı'nın Mücadelesi

Hatay'ın şirin kıyı ilçemiz Samandağ, son yıllarda hızlı ve plansız yapılaşmanın getirdiği betonlaşma tehdidiyle karşı karşıya. Kent estetiğini ve doğal güzelliklerini olumsuz etkileyen bu duruma karşı çıkan duyarlı vatandaşlardan biri olan ilçemiz Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, yeşil alanların korunması ve artırılması için önemli bir mücadele yürütüyor. Kamacı, Samandağ Belediyesi'ne bu konuda somut adımlar atması çağrısında bulunarak, konuyu Hatay Büyükşehir Belediyesi'ne kadar taşıdı.

Bu direniş, sadece Samandağ için değil, benzer sorunlarla boğuşan tüm kentler için bir umut ışığı niteliğinde. Kamacı, ilçemiz halkını bu mücadeleyi tek başına sürdürmek yerine bütünlüğün kuvveti ile betonlaşmaya hayır çağrısını büyütmeye davet etti.

Samandağ, sahip olduğu eşsiz coğrafi konumu, uzun sahilleri, verimli tarım arazileri ve tarihi dokusuyla öne çıkan bir ilçe. Ancak, depremin getirdiği ağır yıkım sonrası plansız kentleşme, bu doğal zenginlikleri tehdit ediyor. Özellikle deprem sonrası artan yapılaşma ihtiyacı, beraberinde yeşil alanların azalması, beton yığınlarının çoğalması ve kent silüetinin bozulması gibi sorunları da beraberinde getirdi. Vatandaşlar, bu durumun hem yaşam kalitesini düşürdüğünü hem de kentin geleceğini riske attığını dile getiriyor.

İlçemiz Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı'nın öncülük ettiği yeşili koruma hareketi, Samandağ'ın nefes alabilen bir kent olarak kalması gerektiği inancına dayanıyor. Kamacı, mevcut yeşil alanların korunmasının yanı sıra, yeni parklar, bahçeler ve ağaçlandırma alanları oluşturulması gerektiğini savunuyor. Ona göre, bir kentin gelişmişliği sadece binaların yüksekliğiyle değil, aynı zamanda sahip olduğu yeşil dokuyla da ölçülmeli. Kent sakinlerinin dinlenebileceği, çocukların oynayabileceği ve doğayla iç içe olabileceği alanların yetersizliği, Samandağ'ın önemli bir eksikliği olarak göze çarpıyor.

Kamacı'nın çağrısının temelinde, kentlerin sadece yapılaşma odaklı değil, aynı zamanda insan odaklı bir planlamayla gelişmesi gerektiği fikri yatıyor. Yeşil alanlar, kentlerin akciğerleri gibidir; hava kalitesini artırır, gürültü kirliliğini azaltır, biyolojik çeşitliliği destekler ve vatandaşlara sosyal etkileşim imkanları sunar. Özellikle küresel ısınmanın etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, şehirlerdeki yeşil alanların önemi katlanarak artıyor. Samandağ gibi sıcak bir iklime sahip bir bölge için yeşil alanlar, aynı zamanda serinleme ve gölgelenme imkanları sunarak yaşam konforunu yükseltiyor.

Selim Kamacı, bu haklı talebini önce Samandağ Belediyesi yetkililerine iletti. Belediye yönetiminden; betona değil, yeni imar planlarında yeşil alanlara daha fazla yer ayrılmasını, mevcut boş arazilerin park ve bahçeye dönüştürülmesini ve ağaçlandırma kampanyalarının başlatılmasını talep etti. Kamacı, belediyenin kent planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım sergilemesini ve halkın sesine kulak vermesini bekliyor. Kentin geleceğinin, sadece bürokratik kararlarla değil, aynı zamanda vatandaşların ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğine inanıyor.

Ancak Samandağ Belediyesi'nden beklediği somut adımları göremeyince, Selim Kamacı konuyu daha üst bir merciye, Hatay Büyükşehir Belediyesi'ne taşıdı. Büyükşehir Belediyesi'nin, il genelindeki kentleşme politikalarını belirleme ve denetleme yetkisi göz önüne alındığında, Kamacı'nın bu hamlesi oldukça stratejik. Hatay Büyükşehir Belediyesi'nin, Samandağ'daki betonlaşma sorununa müdahale etmesi ve ilçe belediyesiyle iş birliği yaparak kalıcı çözümler üretmesi bekleniyor. Kamacı, Büyükşehir Belediyesi'nden, Samandağ için daha bütüncül ve çevre dostu bir imar planlaması talep ediyor.

Selim Kamacı'nın bu bireysel çabası, aslında Samandağ'da yaşayan pek çok kişinin ortak endişesini yansıtıyor. Sosyal medyada ve yerel platformlarda da destek bulan bu hareket, sivil toplumun kent yönetimi üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Vatandaşların aktif katılımı olmadan, kentlerin gerçekten yaşanabilir ve sürdürülebilir olması mümkün değil. Kamacı'nın mücadelesi, sadece yeşil alanların artırılması talebiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda daha şeffaf, katılımcı ve çevreye duyarlı bir yerel yönetim anlayışının da savunuculuğunu yapıyor.

Samandağ'ın geleceği, bugün atılacak adımlara bağlı. Selim Kamacı, duyarlı vatandaşların sesine kulak vermek, kentlerin beton yığınlarına dönüşmesini engellemek ve gelecek nesillere daha yeşil, daha sağlıklı bir miras bırakmak için hayati önem taşıyor. Umut edelim ki, Samandağ Belediyesi ve Hatay Büyükşehir Belediyesi, bu çağrıya kulak vererek Samandağ'ı daha yeşil ve yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için gerekli adımları atsın.

Bu mücadele, yerel yönetimlerin sadece bugünü değil, yarını da düşünerek hareket etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Kamacı, mevcut itiraz dilekçesini duyarlı tüm vatandaşların imzalayarak HBB ve İle belediyesine göndermesi gerektiğini belirterek, talep edilmesi halinde vatandaşlarla dilekçe örneğini paylaşabileceğini de sözlerine ekledi.

Ümit Dadük Sağaltıcı