“AFETE DİRENÇLİ İMAR PLANININ BAŞLATMASINI DİLİYORUM”

Depremin yerle bir ettiği Hatay'da kendisi de depremzede olan Mimar Gizem Cabaroğulları, ilçemiz gündeminde yer alan beton santrali üzerine görüşlerini paylaştı. Mimar Cabaroğulları, güzide ilçemizin sağlıklı, artık afetlere dirençli, doğayı merkezine alan İMAR PLANINA ihtiyacı olduğu gerçeğinin mühim olduğunu hatırlattı. Konu ile ilgili gazetemize konuşan Cabaroğulları, sözlerini şöyle sürdürdü; “ Beton santraline doğayı merkezine alan bir bilinçle Samandağ Belediyesi tarafından yer gösterilmel

“AFETE DİRENÇLİ İMAR PLANININ BAŞLATMASINI DİLİYORUM”

Depremin yerle bir ettiği Hatay'da kendisi de depremzede olan Mimar Gizem Cabaroğulları, ilçemiz gündeminde yer alan beton santrali üzerine görüşlerini paylaştı. Mimar Cabaroğulları, güzide ilçemizin sağlıklı, artık afetlere dirençli, doğayı merkezine alan İMAR PLANINA ihtiyacı olduğu gerçeğinin mühim olduğunu hatırlattı.

Konu ile ilgili gazetemize konuşan Cabaroğulları, sözlerini şöyle sürdürdü; “  Beton santraline doğayı merkezine alan bir bilinçle Samandağ Belediyesi tarafından yer gösterilmelidir. Lakin yapılamıyor çünkü afet sonrası sürece uygun bir İMAR PLANI yok ilçemizin.

6 Şubat sonrası her ne kadar mesleki bilgim ve bilincim bu seçimi onaylamasa da Samandağ halkının çoğunluğu afet sonrasında yeniden yapılaşma kararlarını BETON YAPILARDAN yana almıştır.

Bu demek oluyor ki beğensekte beğenmesekte bu santrallere ilçe halkının ihtiyacı olduğu gerçektir.

İş ve istihdam günümüz koşullarında yaşamımızı kolaylaştırmak İçin önemlidir ve ihtiyaçtır.  

Bütün bu dinamiklerle incelikle düşünülmesi gereken iki adet soru doğuyor.

1- Kurulan beton santrallerine karşı isek nasıl karşı durmalıyız?

2- Kurulan beton santrallerini nasıl desteklemeliyiz? 

Bu işletmede istihdam edilen abilerim ve kardeşlerim üzerinden yapılan burası bizim ekmek teknemiz, BİZİM RIZIK KAPIMIZ, KAPATAMAZSINIZ savunma halleri bana Nesimi’nin şahane eserlerinden olan, bu ilçenin güzide topraklarında çokça dile gelen bir satırı hatırlattı. “RIZKIMI VEREN HÜDADIR KULA MİNNET EYLEMEM” sözleri … 6 Şubatı, sonrasını ve şu anı yaşayanlar olarak bu sözlerin hâl olabilmesi, yaşantımıza tesir etmesi sizce de elimizde değil mi?

Bu hakiki sözler ışığında işletme sahiplerine hatırlatmalar, işletmesini kendi işletmesi zannederek yaşayan emekçi kardeşlerime bir kaç soru doğuyor.

Beton Santralinin aynı yerde devamlılığını sadece rızık kaygınız üzerinden yapmanız sizce de üzücü değil mi?  

 Emekçi abilerim, kardeşlerim evinizin yakınında bir komşu ahırında hayvan beslediğinde bile (koku, ses vs.) şikayetçi olmuyor musunuz? 

 Bu üstlendiğiniz görev, uğruna kavga ettiğiniz ve ilişkilerinizi bozduğunuz görev gerçekten size mi ait? 

 Aynı işletme de devamlı çalışan olabileceğiniz garanti mi? 

 Rızık kaygınız ile şu an saygı duymadığınız ifadelerde bulunduğunuz Samandağ Belediyesinin ve şu an ki ekibinin Samandağ Belediyesinin toplum yararını merkezine alarak yarın sizin haklı bir talebiniz için başka rızık kaygısında olan insanlarla da karşı karşıya kalmak görevini üstlendiğini hatırlamanız gerekmez mi?

İşletme sahibi abilerim1e soru soramıyorum. Hatırlatmalar yapma ihtiyacı içerisindeyim.

İşletme sahibi abilerim;

Sizler de SADECE rızkı verene aracı olan “O EL”siniz. Hatırlayın!

Ve çalışanlarınızı koruyun lütfen. (Tabi gördüğümüz görüntülerde ki  tepki gösteren insanlar çalışanlarınız ise) İşletmenizin sağlıklı devamlılığı İçin çalışanlarınızı, onların duygularını ve psikolojilerini önemseyin. İşletmeyi açan ve yönetmeye talip olan sizsiniz hatırlayın! Lütfen kendi işletme açma prosedürlerinizi kendiniz üstlenin. Çalışanlarınız sizin bütün yasalara uymadan yapılmış işletmenizi savunmak üzere işe alınmadılar hatırlayın.

Aynı zamanda şahit olduğumuz üzücü görüntüler şu soruları da doğuyor;

Bahsedilen yıkım kararı beton santralinin işleyişini durduracak bir karar mı gerçekten?

Yoksa sadece santralin içerisine yapılan kaçak yapıya mı yıkım kararı verilmiştir?   

Bu sorulara verilecek cevaplar neden mi önemli? 

Bize bu şahitlik ettiğimiz üzücü görüntülere sebep olan bilinci gösterecek. 

Samandağ halkının birbirine, Samandağ Belediyesinin halkıyla karşı karşıya gelmesine ve polisimizin devreye girmesine sebep olacak tutumlardan 6 Şubatı yaşamış Samandağlılar olarak kaçınmamız gerektiğini hatırlatmak isterim.

Bu yaşananların hızlıca biz Samandağlılara bir Afete Dirençli İmar Planını başlatmasını diliyorum. Bu sürecinde aynı “rezerv alan” gündemi gibi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve mevcut Hükümetimizin desteği ile olmasının Samandağ halkın huzuru ve refahı için öncelikli buluyorum.”

Ümit Dadük Sağaltıcı