Hatay’ın Saklı Hazinesi ve Kardeşlik Sembolü: BIRBARA BAYRAMI BUGÜN BAŞLADI

Medeniyetler beşiği Hatay, Aralık ayının ortasında kadim bir geleneğe ev sahipliği yapıyor. Restoran menülerinde bulunmayan, parayla satın alınamayan ve sadece "gönül ikramı" ile tadılabilen "Bırbara", bereketi ve kardeşliği aynı kazanda kaynatıyor. Tarihi sokaklarında anason, rezene ve haşlanmış buğday kokularının birbirine karıştığı o özel günler depremden bu yana özlense de, gelenek konteyner kentlerde de sürdürülüyor. Hatay’da yaşayan Hristiyan ve Arap Alevi vatandaşların ortak mirası olan E

Hatay’ın Saklı Hazinesi ve Kardeşlik Sembolü: BIRBARA BAYRAMI BUGÜN BAŞLADI

Medeniyetler beşiği Hatay, Aralık ayının ortasında kadim bir geleneğe ev sahipliği yapıyor. Restoran menülerinde bulunmayan, parayla satın alınamayan ve sadece "gönül ikramı" ile tadılabilen "Bırbara", bereketi ve kardeşliği aynı kazanda kaynatıyor.

Tarihi sokaklarında anason, rezene ve haşlanmış buğday kokularının birbirine karıştığı o özel günler depremden bu yana özlense de, gelenek konteyner kentlerde de sürdürülüyor. Hatay’da yaşayan Hristiyan ve Arap Alevi vatandaşların ortak mirası olan Eid il-Burbara (Azize Barbara Bayramı), 16 Aralık öğleden sonra başlayıp 17 Aralık öğle saatlerine kadar süren ritüellerle kutlanıyor.

Menülerde Yok, Gönüllerde Var

Bırbara yemeği, Hatay gastronomisinin "gizli" lezzetlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şehrin ünlü restoranlarında veya turistik lokantalarında bu isme rastlamak neredeyse imkansız. Çünkü Bırbara, ticari bir meta değil, bir paylaşım sembolü.

Buğdayın haşlanması; çeşitli baharatlar, ceviz, nar ve şekerin harmanlanmasıyla hazırlanan bu kıvamlı tatlı, evlerin mutfaklarında özenle pişiriliyor. "Aşure" geleneğine benzer şekilde, pişen yemek ev halkından ziyade öncelikle komşulara, dostlara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. İnanışa göre buğdayın haşlanarak çoğalması, o yılın bolluk ve bereket içinde geçeceğinin müjdecisi sayılıyor.

Dünyaya Yayılan Bir Efsane: Azize Barbara

Arapça lehçede "Bırbara" olarak anılan bu günlerin kökeni, İzmit’te doğmuş olan Azize Barbara’ya (Santa Barbara) dayanıyor. Rivayete göre, zengin ve pagan bir baba olan Dioskoros, kızı Barbara’yı kimseyle evlenmemesi için bir kuleye kapatır. Ancak Barbara, kuleye doktor kılığında giren bir rahip sayesinde Hristiyanlığı kabul eder.

İnancı uğruna babası tarafından başı kesilerek öldürülen Barbara, ölümünden yaklaşık 100 yıl sonra Azize ilan edilir. Bugün "Denizcilerin Meleği" olarak bilinen ve madencilerin koruyucusu sayılan Azize Barbara’nın kemikleri, tarih boyunca İstanbul’dan Venedik’e kadar taşınmış, adına dünya genelinde 100’den fazla şehir kurulmuştur. Hatta ünlü masal kahramanı Rapunzel’in kuleye kapatılma hikayesinin de Santa Barbara’dan esinlendiği düşünülmektedir.

Arap Alevilerde "İpt'ali" Günleri

Bırbara, sadece Hristiyan alemi için değil, Hatay’daki Arap Alevi toplumu için de büyük önem taşıyor. "İpt'ali günleri" olarak da bilinen bu süreçte, Kreykuşet, İmleytüt, İmfeyşet ve Kneyfi gibi özel tatlılar yapılarak dağıtılıyor. Bu, farklı inançların peygamberlere ve kutsal kabul edilen kişilere duyduğu ortak saygının, Hatay'ın "hoşgörü ikliminin" en somut kanıtı olarak görülüyor.

"Bir Fare Sıçraması Kadar..."

Bırbara’nın bir diğer özelliği de kış gündönümü ve meteorolojik döngüyle olan ilişkisidir. Yöre halkı arasında yaygın olan "Bırbara tekket fara" deyimi, bugünden itibaren günlerin "bir fare sıçraması kadar" uzamaya başladığını müjdeler.

Aralık ayının soğuğunu buğdayın bereketi ve paylaşmanın sıcaklığıyla ısıtan Samandağlılar, bu kadim geleneği yaşatmaya devam ediyor. Eğer yolunuz bugünlerde Hatay'a düşerse, bir restorana gitmek yerine yerel halkla sohbet etmeyi deneyin; sizi kapıda karşılayan sıcak bir gülümseme ile birlikte, belki de bu kadim geleneğin bir kasesi size de ikram edilir.

Kil 3am Entö bi Hayr! (Her yılınız hayırla geçsin)

Ümit Dadük Sağaltıcı