MİLLEHA SULAK ALANINI KASTEN Mİ TERK EDİYORSUNUZ?
Milleha Sulak Alanı, ilçemizde yer alan ve bölgenin ekolojik dengesinde önemli rol oynayan bir doğa alanıdır. Bu doğa harikası alan, son yıllarda, gündemden düşmeyen ancak gündemde tutulması yetkililerce pek önemsenmeyen bir süreç yaşıyor. Mille sulak alanın hızla tahrip olduğu ve kaderine terk edildiği gözlemlenmekte. Bu yazımda Çevrecilerin, Milletvekillerinin, Samandağ Belediyesi’nin Milleha Sulak Alanı ile ilgili etkisiz kalan duyarlılığı (!) kaleme alacağım. Çocukluğumda, babamdan dinlediği
Milleha Sulak Alanı, ilçemizde yer alan ve bölgenin ekolojik dengesinde önemli rol oynayan bir doğa alanıdır. Bu doğa harikası alan, son yıllarda, gündemden düşmeyen ancak gündemde tutulması yetkililerce pek önemsenmeyen bir süreç yaşıyor. Mille sulak alanın hızla tahrip olduğu ve kaderine terk edildiği gözlemlenmekte. Bu yazımda Çevrecilerin, Milletvekillerinin, Samandağ Belediyesi’nin Milleha Sulak Alanı ile ilgili etkisiz kalan duyarlılığı (!) kaleme alacağım.

Çocukluğumda, babamdan dinlediğim şu sözler; “sazlık toplar annemize ablamıza hasır örmeleri için götürürdük. Türlü türlü kuş çeşitleri vardı. İnanılmaz büyüklükte bir sulak alan ve kuş çeşitliliği vardı. Orada çeşitli otlar vardı ekşili ekşili. Annemiz toplar turşusunu kurardı. Ne yazık ki şimdiki hali sulak alan adına yakışmıyor. İnsanlar mobilya artıklarını bile oraya atar olmuş! Belediye burada nerede? Hiç mi etki edemiyor? O zaman bu seçim niye, başkan meclis üyeleri neden var? Sadece vitrin için mi?” hala kulaklarımda çınlar.
Peki, neydi Milleha Sulak Alanı’nın Ekolojik Önemi?
Milleha Sulak Alanı, zengin biyolojik çeşitliliğiyle bilinir. Sulak alanlar, suyun bitki örtüsü ve hayvan yaşamı için hayati önemi olan ekosistemlerdir. Bu alanlar, hem yerel hem de göçmen kuşlar için önemli bir yaşam alanı sağlamakta, ayrıca birçok sucul bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır. Milletlerarası göçmen kuşlar için önemli bir durak yeri olan Milleha, aynı zamanda bölgedeki su kaynaklarını besleyen önemli bir su havzasıdır.
Sulak alanların korunması, ekosistem dengesinin sürdürülmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması için kritik öneme sahiptir. Bu tür alanlar, doğal su arıtma süreçlerine katkı sağlar, sel baskınlarını azaltır ve su kaynaklarını temiz tutar. Aynı zamanda yerel halk için tarımsal üretimde, balıkçılıkta ve hayvancılıkta önemli faydalar sağlamaktadır.
Kaderine Terk Edilme süreci kasıtlı mı?
Ancak, Milleha Sulak Alanı’nın son yıllarda yaşadığı çevresel tahribat, bu alanın kaderine terk edildiği hissini pekiştirmektedir. Gazete AYNA’mında verdiği etki ile ilçemde gerçekleştirdiğim sohbetlerde alanın bilinçli ve kasıtlı tahrip edildiği iddiası da var!
Nasıl mı?
Kimine göre; “Samandağ Belediye Başkanının dayısına o bölgede kestirdiği ceza bile algı operasyonu. Aksi bir durum olsa yıkılması gerekmez mi? Ben ceza yazdım, sen öde ama işine davam et mantığı tahribatı sürdürmez mi? Başka para babalarına kapı aralamaz mı” diye soruyor vatandaş. Valla ben bilemem, AYNA’da cevap hakkı her daim mahfuzdur!

Sulak alanlar, hızla kuraklık ve kirlilik nedeniyle tahrip olabilen ekosistemlerdir. Milleha Sulak Alanı’nda da benzer bir süreç yaşanmaktadır. Tarımsal sulama için yapılan yanlış su kullanımı, sanayi ve evsel atıkların sulak alana bırakılması gibi etkenler, bu ekosistemi tehdit etmektedir. Sulak alanlar, atıkların birikmesi, su seviyelerinin düşmesi ve ekosistem dengesinin bozulması nedeniyle, bugün hızla yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Bunun yanı sıra, bölgedeki plansız yerleşim alanları ve inşaat faaliyetleri de sulak alanın tahrip olmasına neden olmaktadır. Samandağ Belediyesi Yetkililerine soruyoruz; Ulusal kanalların, kuş dedektiflerinin, yabancı turistlerin uğrak yeri haline gelen bu alan korumak çok mu güç? Milleha Sulak Alanında ekosisteminin yok olmasına yol açan bu tür ihmaller, çevre bilinci ve yönetim eksikliklerinin bir sonucudur. Milleha Sulak Alanı’nın kaderine terk edilmesi, sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda bölgedeki halkın yaşam kalitesini etkileyen bir durumdur. Sulak alanların korunmaması, yerel halkın geçim kaynaklarını kaybetmesine, su kaynaklarının azalmasına ve tarımsal üretimin düşmesine neden olur.
Peki, Milleha Sulak Alanı’nda karşılaşılan diğer sorun suyun da kirlenmesi değil mi? Tarımda kullanılan kimyasallar ve gübreler, sulama sırasında sulara karışarak sulak alanı kirletmiyor mu? Ayrıca, sanayi atıkları ve evsel atıklar da bu alanda birikmekte, sulak alanın ekosistemini tehdit etmektedir. Kirli su, hem sucul bitki örtüsünü hem de sulak alanda yaşayan hayvanları olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle kuşlar için yaşam alanlarını kaybetmek, üreme oranlarını düşürmek ve türlerin yok olmasına yol açmak büyük bir tehlikedir.
Diğer bir sorun, su seviyelerinin düşmesi. Sulak alanlarda su seviyesi, ekosistemin işleyişi için kritik bir faktördür. Su seviyesinin azalması, sulak alanın biyolojik çeşitliliğini tehdit etmekte, aynı zamanda bu alanda yaşayan hayvanların yaşam alanlarını kaybetmelerine yol açmaktadır. Ayrıca, sulak alanın kuruması, yerel iklim üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor. Su buharlaşması, bölgedeki nem oranını ve mikro iklimi etkileyerek, sıcaklık dalgalanmalarına neden oluyor.

Milleha Sulak Alanı’nın kaderine terk edilmesinin önüne geçmek ve bu bölgenin ekolojik dengesini korumak için bir dizi çözüm önerisi bulunmaktadır. Öncelikle, bu sulak alanın korunması için güçlü bir çevre yönetimi ve denetim mekanizması (tabi yapılabiliyorsa) oluşturulmalıdır. Sulak alanların korunması, yalnızca yerel halkın değil, tüm toplumun sorumluluğundadır. Çevre bilincinin artırılması ve halkın bu konuda eğitilmesi, çevre kirliliğinin azaltılması ve sulak alanın korunmasına yardımcı olabilir.
Ayrıca, sulak alanlara zarar veren sanayi ve tarım faaliyetleri yahut şahısların bizati kendisine yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. Tarımda kullanılan kimyasalların, gübrelerin ve ilaçların sulama sularına karışmaması için denetimler arttırılmalıdır. Sanayi tesislerinin atıklarının sulak alana bırakılmasının madem önüne geçilemiyor etkili

arıtma sistemleri ve atık yönetim planları oluşturulmalıdır. Sulak alanın ekosistemine zarar veren inşaat faaliyetlerinin önüne geçilmesi için de bölgeyi koruyan yasalar ve düzenlemeler getirilmelidir.
Bununla birlikte, sulak alanın biyolojik çeşitliliğini korumak amacıyla, yerel türlerin korunması ve yabancı türlerin yayılmasının engellenmesi gerekmektedir. Bu alanın doğal yapısını bozabilecek her türlü müdahaleden kaçınılmalı, doğal yaşamı tehdit eden faktörler ortadan kaldırılmalıdır.
Son olarak, Milleha Sulak Alanı’nın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmak ve bu alanda yapılan çalışmaların tanıtımını yapmak da önemli bir adımdır.

Yerel halk ve sivil toplum kuruluşlarının yapmaya çalıştığı girişimler şevk kırmak yerine iş birliği yaparak güçlendirilmeli, sulak alanın önemini anlatan eğitimler özellikle depremin memleketimizde yarattığı tahribat unutulmadan hızla düzenlenmeli, kampanyalar ACİLEN başlatılmalı.
Son olarak; Milleha Sulak Alanı, ilimiz Hatay’ın Samandağ ilçesi için büyük bir ekolojik ve kültürel değere sahiptir. Ancak, hızla tahrip olma tehdidiyle karşı karşıyadır. Sulak alanın kaderine terk edilmesi, yalnızca ekosistem için değil, aynı zamanda yerel halkın yaşam kalitesi için de büyük bir tehlikedir. Milleha Sulak Alanı’nın korunması, sadece bu bölge için değil, tüm dünya için önemli bir adım olacaktır. Bu korunma günü birlik değil sürekli kılınmalıdır!
Ümit Dadük Sağaltıcı

Comments (0)
Facebook Comments