Sınav Sızıntıları ve Eğitim Sistemine Yönelik Tepkiler:

"LİSELİ SERÜVENCİLER" VE "LİSELİ CADILAR"DAN PROTESTO Geçtiğimiz hafta, LGS (Lise Geçiş Sınavı) sorularının ve yanıtlarının sızdırıldığına dair iddialar, özellikle "Liseli Serüvenciler" ve "Liseli Cadılar" adlı öğrenci toplulukları tarafından sert bir dille protesto edildi. Öğrenciler, sınav esnasında gerçekleşen sızıntıların yanı sıra, Celalettin Ökten İmam Hatip okullarından çıkan çok sayıda tam puanlı öğrenciyi ve Celalettin Ökten'in torununun mevcut Milli Eğitim Bakan Yardımcısı olmasını, bu

Sınav Sızıntıları ve Eğitim Sistemine Yönelik Tepkiler:

"LİSELİ SERÜVENCİLER" VE "LİSELİ CADILAR"DAN PROTESTO

Geçtiğimiz hafta, LGS (Lise Geçiş Sınavı) sorularının ve yanıtlarının sızdırıldığına dair iddialar, özellikle "Liseli Serüvenciler" ve "Liseli Cadılar" adlı öğrenci toplulukları tarafından sert bir dille protesto edildi.

Öğrenciler, sınav esnasında gerçekleşen sızıntıların yanı sıra, Celalettin Ökten İmam Hatip okullarından çıkan çok sayıda tam puanlı öğrenciyi ve Celalettin Ökten'in torununun mevcut Milli Eğitim Bakan Yardımcısı olmasını, bu durumun şeffaf olmadığını gösteren işaretler olarak değerlendiriyor.

Yusuf Tekin'e Yönelik İstifa Çağrısı

Konuyla ilgili 22 kişi hakkında soruşturma açılmasına rağmen, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "gerizekalıya anlatır gibi anlatıyoruz" diyerek iddiaları reddetmesi, öğrencilerin tepkisini daha da artırdı. Öğrenciler, "Yusuf Tekin istifa" sloganlarıyla, sınav soruları sızdırılmadıysa neden bir soruşturma başlatıldığını sorguluyor.

Öğrenciler, yıllarca emek vererek hazırlandıkları sınavların, haksız rekabetin sistematikleştirildiği bir ortama dönüştürülmesini kabul etmediklerini vurguluyor.

Eğitim Süresi ve Çocuk İşçiliği Tartışmaları

Öğrenciler, 2012'den beri uygulanan 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin 3+1 veya 2+2 şeklinde değiştirilebileceği yönündeki tartışmaları da eleştiriyor. Bu değişikliklerin amacının eğitim süresini kısaltmak değil, öğrencilerin iş hayatına katılımını hızlandırmak olduğunu öne sürüyorlar.

Öğrenci grupları, bu durumun, mevcut iktidarın "çocuk işçiliği"ne zemin hazırlayan politikalarının bir parçası olduğunu belirtiyor. Özellikle MESEM programlarının ortaokullara kadar indirilmesi ve meslek liselerinin organize sanayi bölgelerine yakın yerlerde inşa edilmesi gibi uygulamalar, sermayenin ucuz işgücü ihtiyacını karşılamaya yönelik adımlar olarak yorumlanıyor.

"Liselerin Emeği Sermayeyi Yenecek" sloganını kullanan öğrenciler, kendilerinin ucuz emek gücü olarak görülmesine karşı çıkıyor.

Geleceksizlik, Sınavlar ve Ucuz İşgücü Üçgeni

Protestocu öğrenciler, kendilerini sınavlar, ucuz işgücü ve geleceksizlik üçgeninde sıkışmış hissettiklerini ifade ediyor. Bir yandan sınav sorularının sızdırılması, diğer yandan nitelikli ve bilimsel eğitimden uzaklaşan bir sistem, son olarak da ucuz işgücü olarak çalıştırılma tehdidiyle karşı karşıya olduklarını belirtiyorlar.

Öğrenciler, "cinsiyetçi ve gerici eğitim sistemi" yerine, "eşit, özgür ve bilimsel liseler" istediklerini vurguluyor. Eğitim haklarının gasp edilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, "Liselerimiz de emeğimiz de geleceğimiz de bizimdir!" sloganıyla mücadelelerine devam edeceklerini dile getiriyorlar.

"Liseli Serüvenciler" ve "Liseli Cadılar", "Sıralardan sokağa özgürleşmeye" sloganıyla, bu sorunlara karşı seslerini duyurmaya devam edeceklerini belirtiyor.

Ümit Dadük Sağaltıcı