SOYKIRIM VE ARDINDAKİ GERÇEK

Suriye'de yaşanan soykırım, insanlık tarihinin en acı ve karanlık sayfalarından birini oluşturuyor. Bütün dünyanın gözü önünde Aleviler dini kimliği nedeniyle sistematik olarak yok ediliyor. Hiç kuşkusuz ki bu yaşananlar Alevilerde derin bir üzüntü ve acı yaratmanın yanı sıra, insanlığın ortak hafızasında silinmez yaralar bırakacak. Sırf bu sebeple olsa da bu soykırımı insan onuruna ve temel haklarına yapılan en büyük saldırılardan biri olarak görmek lazım. Bu soykırım coğrafyamızda emperylizimi

SOYKIRIM VE ARDINDAKİ GERÇEK

Suriye'de yaşanan soykırım, insanlık tarihinin en acı ve karanlık sayfalarından birini oluşturuyor. Bütün dünyanın gözü önünde Aleviler dini  kimliği nedeniyle sistematik olarak yok ediliyor. Hiç kuşkusuz ki bu yaşananlar Alevilerde derin bir üzüntü ve acı yaratmanın yanı sıra, insanlığın ortak hafızasında silinmez yaralar bırakacak.

Sırf bu sebeple olsa da bu soykırımı insan onuruna ve temel haklarına yapılan en büyük saldırılardan biri olarak görmek lazım.

Bu soykırım coğrafyamızda emperylizimin çıkarları için ekilen kin tohumlarıyla ne kadar vahşi bir insan tipinin yaratıldığını ve nefretin ne kadar yıkıcı olabileceğinin en acı örneklerindendir.

Nedenleri karmaşık gibi görünse de kapitalizimin bu coğrafyaya verdiği en önemli "armağanlardan biridir!

Bu coğrafya ne çekiyorsa zengin doğal kaynaklarından dolayı çekiyor. 

Emperyalistler arasında kim krize girse bu kaynaklara saldırıp çareyi buralarda arıyor.

Bu coğrafyada mezhep çatışmalarının bu kadar yoğun yaşanmasına sebebi; sanıldığı gibi buralarda yaşayan insanların diğer insanlara nazaran farklılıklar göstermesinden değil, emperyalizmin her zaman için birbirine düşman ve onun menfaati için savaşmaya hazır insanlara ihtiyaç durmasındandır.

İşte bu sebeple uluslararası sermaye mezhepçilik malzemesini bu topraklarda bolca üretiyor. İnsanları neyi ne için yaptığını bilmez hale getiriliyor

Bu insanlar dünyaya gözlerini açtığı günden ölünceye kadar mezhep bombardımanı altında düşünce sistematiği oluşturuyor. Beyinleri kaynayan kazan misali düşmanlıklarla fokurduyor ve emperyalist ülkeler ara vermeden bu kazanın atına odun atıp duruyor.

Elbette bu soykırımı bitirmek ve sebepleriyle yüzleşmek, tekrarını önlemek, insanlığın ortak sorumluluğudur.  Ancak yeryüzünde bunu kavrayabilmiş kaç insan bıraktılar ki?

Moralinizi bozmak istemiyorum ama korkarım ki bu daha başlangıç. Eğer İran'a yönelik organize edilen müdahale başlayacak olursa insanlık bu yaşananların yüz misliyle karış karış kalacak bu günleri arar duruma gelecektir.

Bu gün Suriye’de yaşananların gerçeğini o katliam yapan canilerin sözlerinde aramayın. Gerçek orada değildir.

Orada bu soykırımı organize edenlerin katilleri harekete geçiren malzemesi var. Malzemenin nasıl ve ne amaçla kullandığı var. Ama gerçeğin kendisi yoktur.

Gerçeği arıyorsanız İran'a yapılacak saldırıda İran’la irtibatlı olması muhtemel insan topluluklarının başını kaldıramayacak hale getirileceği gerçeğine odaklanın.

İnsanların bu direncini soykırımla kıramazlarsa yapacakları sürpriz işgallere hazırlanın ...

Son günlerde Ortadoğu'da yapılan her eylemin, ittifakın, anlaşmanın ardından işte bu gerçek bulunmaktadır.

Salim Diyap