30 AĞUSTOS ZAFERİ: BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU VE ATA'NIN BÜYÜK SORUMLULUĞU

Yaklaşık 103 yıl önce, Türk milletinin kaderini değiştiren Büyük Taarruz, sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda kararlılığın, cesaretin ve dâhice bir liderliğin destanı olarak tarihe geçti. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Samandağ Şube Başkanı Atiye Sönmez Erdoğdu, yayımladığı mesajda, 30 Ağustos Zaferi’nin bu yönüne dikkat çekerek, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin bu zafer üzerine inşa edildiğini vurguladı. Riskli Bir Plan ve Sonsuz Bir Güven Tarihçilerin ve askerlerin “imkânsız” olarak ni

30 AĞUSTOS ZAFERİ: BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU VE ATA'NIN BÜYÜK SORUMLULUĞU

Yaklaşık 103 yıl önce, Türk milletinin kaderini değiştiren Büyük Taarruz, sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda kararlılığın, cesaretin ve dâhice bir liderliğin destanı olarak tarihe geçti. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Samandağ Şube Başkanı Atiye Sönmez Erdoğdu, yayımladığı mesajda, 30 Ağustos Zaferi’nin bu yönüne dikkat çekerek, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin bu zafer üzerine inşa edildiğini vurguladı.

Riskli Bir Plan ve Sonsuz Bir Güven

Tarihçilerin ve askerlerin “imkânsız” olarak nitelendirdiği Büyük Taarruz, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın “Bütün sorumluluk bende” diyerek üstlendiği büyük bir riskle başlamıştı. O dönemde ordunun 239 yıldır taarruz savaşı yapmamış olması, İngiliz ve Yunan kuvvetlerinin tahkimatının gücü ve cephede yaşanan yokluklar, zaferin ne denli zorlu koşullarda kazanıldığını gözler önüne seriyor.

Mustafa Kemal, tüm itirazlara rağmen, milletin son kurşunu olan 204 bin kişilik orduyu en iyi şekilde eğitmiş, gizlice cepheye kaydırmış ve beklenmedik bir anda başlattığı saldırıyla düşman hattını 6 saatte darmadağın etmeyi başarmıştır. Planının ne kadar isabetli olduğu, Başkomutan'ın “Hücum diyerek kamçımı indirdikten 15 gün sonra İzmir’deyiz” sözleriyle kanıtlanmış, hatta İzmir’e 14 günde ulaşarak kendi tahminini dahi aşmıştır. Falih Rıfkı Atay'ın notlarına yansıyan “Bu zafer, millet meclisindeki muhaliflere… rağmen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından kazanılmıştır” tespiti, Mustafa Kemal’in liderliğinin ne kadar kritik olduğunu göstermektedir.

Cumhuriyetin Temeli: Akıl, Bilim ve Vatan Sevgisi

Zafer, yalnızca askeri dehanın değil, aynı zamanda akıl, bilim, millete olan sonsuz güven ve “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasıyla verilen topyekûn bir mücadelenin ürünüdür. ADD’nin mesajında da belirtildiği gibi, 8 yaşındaki Ömer oğlu Hüsnü’nün, 58 yaşındaki Mehmet Onbaşı’nın ve Ilgaz dağlarında şehit olan Şerife Bacı’nın fedakârlıkları, bu destanın kanla yazıldığının kanıtıdır.

Türkiye'nin En Kıymetli Hazinesi: Bağımsızlık ve Laik Cumhuriyet

ADD, bugün coğrafyamızda ulusal bütünlüğünü koruyamamış ülkelerin içinde bulunduğu duruma işaret ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102 yıldır ayakta kalabilmesinin temelini 30 Ağustos Zaferi’ne ve Cumhuriyet’in sağlam temellerine borçlu olduğunu vurgulamıştır. Dernek, Falih Rıfkı Atay’ın şu sözlerini hatırlatmıştır: “Nemiz varsa… Her şeyi 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz.”

Mesaj, Atatürk, şehitler ve gazileri minnetle anarak son bulmuş, “Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşma kararlılığımızı yineliyoruz” denilerek 30 Ağustos Zaferi’nin 103. yılı kutlanmıştır.

Ümit Dadük Sağaltıcı