HATAY'DA ÇEVRESEL BOZULMAYA KARŞI KUMULATIF ETKI DEGERLENDIRMESI ICIN DAVA DURUŞMAYA KATILDIK
Hatay Valiliği Mahalli Çevre Kurulu Başkanlığı 2020 yılında Vali başkanlığında toplanarak madencilik faaliyetleri sırasında olabilecek olumsuz etkileri minimize etmeden faaliyete geçilmesine izin verilmemesi kararı aldılar. Bu kararda amaç, madencilik nedeniyle büyük çevresel sorunlar oluşmasını engellemek ve çevresel yıkımın geri döndürülmesi için gereken çok büyük maliyetlerden kurtulmaktı. Bunun için de Valilik mahalli il çevre kurulu, bu toplantıda madencilik faaliyetleri sonucu, yeryüzünün
Hatay Valiliği Mahalli Çevre Kurulu Başkanlığı 2020 yılında Vali başkanlığında toplanarak madencilik faaliyetleri sırasında olabilecek olumsuz etkileri minimize etmeden faaliyete geçilmesine izin verilmemesi kararı aldılar. Bu kararda amaç, madencilik nedeniyle büyük çevresel sorunlar oluşmasını engellemek ve çevresel yıkımın geri döndürülmesi için gereken çok büyük maliyetlerden kurtulmaktı. Bunun için de Valilik mahalli il çevre kurulu, bu toplantıda madencilik faaliyetleri sonucu, yeryüzünün doğal yapısının bozulması, bitki örtüsünün ortadan kaldırılması, atık oluşumu, toz dağılımı, vibrasyon, gürültü, görsel kirlilik gibi çevreye olumsuz etkilerinin çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için il genelindeki tüm faaliyetler için çed olumlu kararı alınması gerektiğine karar verdiler.

Fakat 6 Şubat 2023 depremlerinden hemen sonra bu karar kaldırdı. Böylece, il genelinde, maden işletmeleri için yapılacak başvurularda ve buna bağlı işlerde, beton Santrali vs gibi projlerde, etki alanının sosyal, kültürel hassasiyetlerine dikkat edilmesi, ilgili kurum, kuruluşların sürece dahil edilmesinin sağlanması, yoğun faaliyet baskısı olan alanlarda etkilerin detaylı bilimsel, teknik raporlarla ortaya konulmasının sağlanması, Hatay bölgesi ekosistemin, flora, fauna ve habitatın korunması, faaliyetten etkilenecek yöre halkının proje hakkında doğru ve güvenilir bilgi alması ve ÇED sürecine katılımının sağlanarak yanlış psikolojik manipülasyonun oluşmasını önlemek amacıyla, belietilen koordinatlar içerisindeki bölgenin Hassas Alan olarak kabul edilmesine ve tüm grup madencilik faaliyetleri için ÇED GEREKLİDİR kararının verilerek ÇED raporunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilmesi kararı çöpe atıl
Peki sonra ne mi oldu? Ardı arkası kesilmeyen taş ocakları ve beton santralleri kumulatif etkileri degerlendirilmeden plansız, programsız bir biçimde açılmaya başlandı. Tüm kültürel, ekolojik, sosyal yaşam hızla bozulmaya yüz tuttu. Deprem ardından kentten göçen binlerce insan ve kırlarda yaşayanlar hava kirliliği, toz ile boğuşur oldu.
Sehrimizin fauna ve florası hızla yok oluyor. Biz, yurttaşlar olarak, Bu nadide coğrafyanın korunması, planlı bir kentleşme, giderek azalan su, toprak ve hava rezervlerimizin korunması için 5 Kasımda Hatay 4. idare mahkemesinde, 10.45'te tüm dostlarımızı ve duyarlı halkımızı duruşmaya katıldık.
Kaybedecek bir karış toprağımız, suyumuz ve harvurup harman savrulacak bir yaşamımız yok..
AV. MAHMUT FEVZİ ÖZLÜER
AV. ECEVİT ALKAN
Bu davanın davacıları
1-Antakya çevre koruma derneği
2-Ecevit Alkan
Ayrıca, Türkiye barolar Birliği ve Türk Tabipler Birliği müdahil olma talebinde bulundu.

Comments (0)
Facebook Comments