Samandağ'da Zeytin Ağacı Kesimine Sert Tepki

"BU BİR YATIRIM DEĞİL, ZEYTİN KATLİAMIDIR!" Samandağ bölge temsilcilerinden Metin Yüksek, ilçeye bağlı Mızraklı, Çiftlik ve Cemal Gürsel mahallelerinin kesişim noktasında bulunan zeytinlik alanda, güvenlik güçleri eşliğinde gerçekleştirilen zeytin ağacı kesimlerine sert tepki gösterdi. Bölgede incelemelerde bulunan ve ağaçların kesildiğini yerinde tespit eden Metin Yüksek, zeytin hasat mevsiminin hemen öncesinde yüzlerce yıllık emeğin yok edilmesini "kabul edilemez bir katliam" olarak nitelendir

Samandağ'da Zeytin Ağacı Kesimine Sert Tepki

"BU BİR YATIRIM DEĞİL, ZEYTİN KATLİAMIDIR!"

Samandağ bölge temsilcilerinden Metin Yüksek, ilçeye bağlı Mızraklı, Çiftlik ve Cemal Gürsel mahallelerinin kesişim noktasında bulunan zeytinlik alanda, güvenlik güçleri eşliğinde gerçekleştirilen zeytin ağacı kesimlerine sert tepki gösterdi.

Bölgede incelemelerde bulunan ve ağaçların kesildiğini yerinde tespit eden Metin Yüksek, zeytin hasat mevsiminin hemen öncesinde yüzlerce yıllık emeğin yok edilmesini "kabul edilemez bir katliam" olarak nitelendirdi.

"Hasat Zamanı Yaklaşırken Bu Kıyım Neden?"

Kesimin boyutunu gözler önüne seren görüntüler eşliğinde açıklamalarda bulunan Metin Yüksek, yetkililere seslenerek şu ifadeleri kullandı: "Şu an Çiftlik Mahallesi Mezarlığı'nın üst tarafı ile Cemal Gürsel ve Mızraklı mahallelerinin birleştiği bölgedeyiz. Gördüğünüz gibi burada tam anlamıyla bir zeytinlik katliamı yaşanıyor. Buraya TOKİ projesi mi, okul projesi mi, yoksa mezarlık projesi mi yapılacağı yönünde net bir bilgiye sahip değiliz. Ancak hangi proje olursa olsun, aylardır bekletilen bu süreçte, tam da zeytin hasadının yaklaştığı, ürünlerin dallarda olgunlaştığı bir dönemde bu ağaçların jandarma eşliğinde, motorlu testerelerle kesilmesi içler acısıdır, kabul edilemez!"

"Biz Yatırıma Değil, Ağaç Kıyımına Karşıyız"

Hiçbir devlet yatırımına ya da kamu yararına olan projelere karşı olmadıklarının altını çizen Yüksek, asıl isyanlarının plansızlığa ve doğa katliamına olduğunu vurguladı: "Üstüne basa basa söylüyoruz; biz hiçbir projenin, devletin hiçbir yatırımının karşısında değiliz. Ama biz bu kıyımların, bu doğa katliamının sonuna kadar karşısındayız! Yazıktır, günahtır... Eğer buraya mutlaka bir proje yapılacaksa bile zeytin hasat mevsiminin geçmesi beklenebilirdi ya da ağaçların zarar görmeyeceği alternatif çözümler üretilebilirdi. Hiçbir şey yapılamıyorsa dahi köylünün hakkı olan hasat dönemi beklenmeli, hasat yapıldıktan sonra bu işlemler yapılmalıydı."

"İnsanların Barınma Hakkı Önceliklidir Ama Mağduriyetler Giderilmelidir"

Kesilen zeytin ağaçlarının dallarındaki zeytin tanelerini göstererek derin üzüntüsünü dile getiren Metin Yüksek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ağaçların durumunu görüyorsunuz, zeytinler tam olgunlaşma mevsimindeyken köklerinden koparılmış durumda. Yangından mal kaçırır gibi emeğimizin çöp edilmesi, birkaç kişi dışında mahalle muhtarına bile bilgi verilmemesi kabul edilemez. 'Zeytin zaten satılmıyor' deniliyor; kime göre, neye göre? Zeytinde yaratılan mağduriyetin kuruşu kuruşuna ödenmesi gerekiyor, yetkililer bu sorunu çözebilir. Yetkililerin mahalle muhtarını muhatap almaları şarttır."

Açıklamasının sonunda barınma ihtiyacına da dikkat çeken Yüksek, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Biz konut yapılmasına karşı değiliz. Eğer alternatif alanlar varsa o yola gidelim; ama yoksa yapacak bir şey yok, katlanacağız. İnsanların barınma hakkı her şeyden önceliklidir. Mızraklı’da konut için 4 yıldır bekliyoruz, yeni kepçe vurulacak. Ancak bu süreç yürütülürken üreticinin emeği de hiçe sayılmamalıdır. Bu doğa ve emek kaybına karşı sessiz kalmayacağız, sürecin takipçisi olacağız. Takdiri tamamen kamuoyuna bırakıyorum."

Ümit Dadük Sağaltıcı