Samandağ halkı “Rezerv alanları” ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Geçmiş dönem belediye meclis üyelerimizden Cem Tamimi, Volkan Sağaltıcı, Kemal Esmer ile Akın Paşa yanı sıra Ali Doğru, Kerim Karaca ve Can Nasraoğlu’nun katılım gösterdiği halka seslenilen açıklamada, “ ilimiz de ilçemizde uygulanmaya çalışılacak rezerv alan konusuna kategorik olarak karşı olmamakla beraber halkımızın menfaatleri açısından olmazsa olmazlarımız vardır” dendi. Katılımcılar adına basın açıklama metnini ok

Samandağ halkı “Rezerv alanları” ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Geçmiş dönem belediye meclis üyelerimizden Cem Tamimi, Volkan Sağaltıcı, Kemal Esmer ile Akın Paşa yanı sıra Ali Doğru, Kerim Karaca ve Can Nasraoğlu’nun katılım gösterdiği halka seslenilen açıklamada, “ilimiz de ilçemizde uygulanmaya çalışılacak rezerv alan konusuna kategorik olarak karşı olmamakla beraber halkımızın menfaatleri açısından olmazsa olmazlarımız vardır” dendi.

Katılımcılar adına basın açıklama metnini okuyan Diş Hekimi Cem Tammi, “Değerli Samandağlılar ve Hataylılar.

Değerli Arkadaşlar ve değerli basın mensupları; Yaşadığımız büyük felaketin üzerinden nerdeyse 1,5 yıl geçti. Ve biz hala yıkıntıların üstünde, enkazın arasında yaşıyoruz

Felaketten en fazla etkilenen şehir olmamıza rağmen, şehrimizi özel afet bölgesi ilan edemeyen bir hükümetle karşı karşıyayız.

Üstüne üstlük yaşanan iklim normallerinin üstünde yağışlara, sellere, göllere dönen konteyner kentlere ve hala daha çadırlarda yaşayan onlarca, yüzlerce insanımıza rağmen

Yine bu hükümet,

Yani genel olarak çoğu yerde TOKİ ve kentsel dönüşüm mağdurları yaratan bu hükümet şimdi de "içi muğlak ve şeffaf olmayan bir proje"  ile karşımızda.

Esasında gerekli olan kamu ve devlet gücüyle yapılabilecek olan imar meselesini;

Daha önce yüzlerce kez yaptığı torba yasalar gibi bir yasayla bizlere birkaç göstermelik güzelliği koskocaman bir belirsizlik ve kaos içerisinde sunarak uygulamaya geçirmek istemektedir.

Bu rezerv alan yasasının daha net, anlaşılır ve kamunun haklarının korunması konusunda yoruma mahal bırakmayacak kesin ifadeler içermesi gerekirdi

Bizler bu kentin insanları olarak, kentimiz, geleceğimiz ve insanlarımızın haklarının korunması açısından bu açıklama yapmayı gerekli görüyoruz. 

İlimiz de ilçemizde uygulanmaya çalışılacak rezerv alan konusuna kategorik olarak karşı olmamakla beraber halkımızın menfaatleri açısından olmazsa olmazlarımız vardır.

Bunlar

1) Rezerv Alan içerisinde taşınmazı bulunan herkes ile devlet satış vaadi sözleşmesi yapmalıdır.

2) Rezerv alan içerisinde kalan ve içerisinde yapı bulunmayan parsel sahipleriyle o parselin imar durumu dikkate alınarak,  yani o parsel de oluşacak imar durumunda kaç bağımsız bölüm olabilecekse, vatandaşın payına düşecek sayıda taşınmaz için satış vaadi sözleşmesi yapılmalıdır.

3) Borçlandırma ancak ve ancak birim maliyet üzerinden hesaplanmalıdır,  yani sonradan veya ilerde oluşacak değer, yada kıymet üzerinden borçlandırmaya kesinlikle karşı duracağız.

Ödemeler konusunda ise gerekli kolaylıklar sağlanmalı ve devlet yetkilerinin daha önce söylediği %60 devlet desteği %40 vatandaş payı ödemesi sağlanmalıdır.

4) Yapılabilecek imar faaliyetinde;  birbirine yakın olmak isteyen 1. 2. Derece akrabalara bu imkan sağlanmalıdır.

5) Şehrimize ve kültürümüze uygun bir doku için muhakkak ilçemizin mimar ve mühendislerinin projeye dahil edilmesi şarttır 

6) Burada oluşabilecek imar faaliyetinin günümüzün en üst normlarında ve kalitesinde olması şarttır.

7) Bu konularda ve halkımızın Bunlar gibi oluşacak çekinceleri ve tereddütlerinin hepsinin hukuki ve yasal güvenceleri verilerek giderilmesi şarttır.

8) Ayrıca çok büyük bir felaketten sonra yıkılmış bir kentin devlet gücü olmadan inşa edilemeyeceğini de bilerek ve yine Anayasamızda yazan devletimizin sosyal bir hukuk devleti olma vasfı ile kentimizin imarını; vatandaşların kaderine ve keyfe keder uygulamalara bırakması da kabul edilemez.

10)  Vatandaşın hakları lafla, vaatler ile değil,  yazılı protokoller ve hatta yapılacak olan gerekli yasal düzenlemeler ile korunmalıdır.

Yani sonuç olarak biz rezerv alanı ile uygulamaya konulacak projeye kategorik olarak karşı olmamakla birlikte

Ancak bu ve buna benzer halkımızın meşru ve yasal talepleri karşılanması durumunda kabul edilebilir buluruz. Fakat ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz atasözümüz gereği bu hükümetin bu koşullarda ve bu şartlarda bu projeyi yapabileceğinden kuşkuluyuz.

Son söz olarak biz rezerv alana karşı değiliz, bizler bu hükumetin bunu şeffaflıktan uzak, suya yazılan vaatlerle, sosyal bir hukuk devleti gereklerini hiçe sayarak,  müteahhit ve tüccar zihniyeti ile ve rant odaklı, uygulamak istemesine karşıyız.

VE Bu Yukarda saydığımız koşullar sağlanmadığı taktirde halk olarak, depremzedeler olarak,  rezerv alan mağdurları olarak bu uygulamanın karşısındayız.

Vatandaş olarak vaat değil, yazılı ve yasal güvenceler istiyoruz. Herkese sevgi ve saygılarımızla”dedi. Ümit Dadük Sağaltıcı