DOĞANIN DİLİ

Yeşilin her tonunda bir hikaye var, Rüzgarın fısıldadığı eski bir masal, Gözlerin arar, ağaçların sırlarında, Kuşların şarkısında bulur canın huzuru. Güneşin ışığı, yapraklarda dans eder, Altın parıltılarla doğa sevinçle yanar, Dağlar yüksek, bulutlara uzanır, Yüzlerce yıldır sessizce orada durur. Dere kenarında çiçekler açar neşeyle, Renk cümbüşüyle doğa bize güler, Kuş tüyleri, çimenlerin üzerine düşer, Toprağın kokusu rüzgârla birleşir. Gökyüzü akşamları mor bir örtü giyer, Yıldızlar parıldar

DOĞANIN DİLİ

Yeşilin her tonunda bir hikaye var,
Rüzgarın fısıldadığı eski bir masal,
Gözlerin arar, ağaçların sırlarında,
Kuşların şarkısında bulur canın huzuru.

Güneşin ışığı, yapraklarda dans eder,
Altın parıltılarla doğa sevinçle yanar,
Dağlar yüksek, bulutlara uzanır,
Yüzlerce yıldır sessizce orada durur.

Dere kenarında çiçekler açar neşeyle,
Renk cümbüşüyle doğa bize güler,
Kuş tüyleri, çimenlerin üzerine düşer,
Toprağın kokusu rüzgârla birleşir.

Gökyüzü akşamları mor bir örtü giyer,
Yıldızlar parıldar, geceyi süsler,
Ay ışığı, denizlerin üzerinde bir yol,
Sonsuzluğun derinliklerinde huzur bulur.

Ormanların derinliklerinde sessizlik,
Ağaçların göğsünde kalp atışı gibi,
Her köşede bir sır, her adımda bir ses,
Doğanın dili, ruhu besler içten.

Doğa bize kucak açar, huzur verir,
Her mevsim yeni bir hikaye anlatır,
Bir ağaç, bir çiçek, bir kuş sesiyle,
Hayatın anlamını doğa öğretir.