HEYBEYİ DOLDURMAK
Kıymetli okurlar merhaba. Mümkün mertebe kişileri yaralamamak adına, artık yazmamaya dikkat etsem de, yaşanan olaylar yine klavye başına çekiyor beni. Yazmaya devam etsem zannederim ilçede birbirimizin yüzüne bakamaz hale geliriz. Anlayacağınız O denli sıkıntılı bir toplumuz. Sizi fazla merakta bırakmadan konuya geçeyim. Hafta sonunda mahallelerde gerçekleşmesi kararı alınan Samandağ Belediye Meclis Toplantısından sosyal medyaya yansıyan, Belediye Başkanımız ve bir vatandaşımızın yaşadığı diyalo
Kıymetli okurlar merhaba.

Mümkün mertebe kişileri yaralamamak adına, artık yazmamaya dikkat etsem de, yaşanan olaylar yine klavye başına çekiyor beni. Yazmaya devam etsem zannederim ilçede birbirimizin yüzüne bakamaz hale geliriz. Anlayacağınız O denli sıkıntılı bir toplumuz. Sizi fazla merakta bırakmadan konuya geçeyim. Hafta sonunda mahallelerde gerçekleşmesi kararı alınan Samandağ Belediye Meclis Toplantısından sosyal medyaya yansıyan, Belediye Başkanımız ve bir vatandaşımızın yaşadığı diyaloğu çoğunuz izlemişsinizdir. * izlemeyenler için en sonda link ekledim.
Memleket insanının, kendini ifade etme dilini bir başka kimliği yaralayarak, üstünlük kurmaya çalışarak geliştirmiş olması ne acı. Hele hele bu dili okumuş kesimde görmek izlemek gerçekten beni kahretti. Ne istiyorsunuz? Bu toplumu sürekli birbiri ile kavga halinde yansıtmak hoşunuza mı gidiyor? Samimiyetsizliğiniz paçalarınızdan akıyor. Merak ediyorum Öğretmen Çağdaş’ın, sorusunu size İlimiz Valisi sorsa idi üslubunuz aynı olur muydu? Hele ki konu ile alakası olmayan bir yerden ‘sen bana bunu soruyorsun ama senin de (konuyla zerre alakası olmayan bir yerden) bu kirli çıkın var’ dediğinizde cevap vermiş mi oluyorsunuz?.
Soru basit ve net; kardeşiniz ve kayınçonuzu işe gayrı resmi bir şekilde aldınız mı?
https://www.instagram.com/reel/DJbeWqasTac/?igsh=MXJ6d3EyYWxvZTR5dg%3D%3D
2019 da "Belediye başkanları, akrabalarını işe alamayacak” konu başlığı ile
Denetim, izleme ve şeffaflık konusu "yerel yönetimler” yasa taslağında Belediye Başkanının AKRABALARINA Belediyede istihdam alanı yaratamayacağı geçer. VATANDAŞIN istihdam edilmeyeceği değil! İlçemizde görev yapacak personeli ithal edemeyeceğimize göre, öğretmen arkadaşın, Beden Eğitim olup Sportif faaliyetlerde görev alması gayet doğal. Ancak kendinizle çelişen “X vatandaşın adamısınız, ablanızın işe nasıl alındığını biz biliyoruz”, sözünüz sonrası “onu göreve ben getirdim ben” lafınıza bir anlam veremedim. Kim kimi işe aldı?
Sevgili Başkan; bu soruya gerilim yaratan bir üslupla, insanları rencide ederek, bla bla isimleri toplantıda dile getirerek cevap vermiş olmuyorsunuz! Onlar yaptı diye, sizin de yapma hakkınız doğmuyor. Önce burada bir anlaşalım.
Kaldı ki, yerel yönetimlerde belediye başkanının halkla iletişiminde sergilemesi gereken üslup, sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal huzurun ve yönetime olan güvenin de temelini oluşturur. Bir belediye başkanı, makamının getirdiği sorumlulukla, her türlü soruya ve eleştiriye karşı saygılı, yapıcı ve umut veren bir yaklaşım sergilemelidir. Beşeriz şaşarız değil mi, bir vatandaş bana gazete ile ilgili beklentisini dile getirdiğinde, yapabileceğim oranını uyguluyor, öğrenmem gereken bir durum ise ona yöneliyorum. ‘Bu ilçe de gazeteci dediğiniz’ ifadeleri ile başlayan o kadar çok ifade dinledim ki, herbirine gard geliştirsem gazetemi okutacak şahıs bulamazdım. Çok şükür toplumumuz her konu hakkında fikir sahibi.
Sevgili Başkanım, özellikle zorlayıcı veya eleştirel sorular karşısında göstereceğiniz olgunluk, sadece o anki durumu yönetmekle kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli toplumsal ilişkileri de şekillendirir. Siz bir rol model değil misiniz? İnstagrama düşen bu videoyu 12 ila 35 yaş arası kaç kardeşiniz izledi, siz kendi görüntünüzü sonradan izlediniz mi? Videodaki halinizi beğendiniz mi? İçim acıyor gerçekten!
Rencide Etmemek: Empati ve Saygının Temeli
Belediye başkanlığını makam kimliğinden öteye taşıyan bir yerden; başta kendine duyması gereken saygıyla, halktan gelen her türlü soruyu, eleştiriyi veya talebi öncelikle sakinlikle karşılamalıdır. Sorunun içeriği ne olursa olsun, soruyu soranın kaygılarını ve bakış açısını anlamaya çalışmak, rencide edici bir dil kullanmaktan kaçınmanın ilk adımıdır. Empati kurmak, yani kendimizi soruyu soranın yerine koyarak düşünmek, iletişimde daha yapıcı ve anlayışlı bir tutum sergilememizi sağlar. Sizi liderliğe getiren, diğer vatandaşlardan ayıran temel özelliklerden birinin de bu olması gerekmez mi?
Ben, belediye binasına girerken soracağım her soruda kendimi rahat hissetmek isterim.
Meclis toplantısı gibi bir ortamda ‘Bize bir harf öğretenlerin kırk yıl hizmetkarı olmamamız gereken’ bir vatandaşımıza kullandığınız üslup ve tavırdır, bunca zaman, bu ilçenin kaderini belirleyen, katili olan. Birbirimizi görmeyen, yaralı elinden koparırcasına tutan, yakaladığı fırsatta gömen tavrı.
Her konuştuğu kelimenin ardında cesurca duran, bu topraklarda doğayı, kadını, çocuğu kelle koltukta gezercesine savunan, halkın çocuklarına bu tutum sergileniyor ise; belediyede haklarını bilmeyen, iki kelimeyi bir araya getiremeyen bir vatandaşa nasıl muamelede bulunuluyor merak ediyorum doğrusu.
Güven Köprüleri Kurmak
Kıymetli Belediye Başkanım, sevgili kardeşim. Anlıyorum; birden kendinizi bu derya deniz sorun yumağında bulmak, çözümün istediğiniz gibi ilerlememesi, yıkılmış bir kent, talepler fazla ağır geldi. Haklısınız. Ama bunun çözümü kavgada – ötekileştirmede – sizci - bizci tutum sergilemede değil.
Benim naçizane görüşüm; halkla kurduğunuz insani ilişkiler, yönetimin şeffaflığı ve hesap verebilirliği, güven köprüleri kurmak açısından hayati öneme sahiptir. Samimi, dürüst ve açık bir iletişim, halkın yönetime olan güvenini artırır. Sorulara içtenlikle cevap vermek, eleştirileri dikkate almak ve yapılan çalışmaları şeffaf bir şekilde paylaşmak, bu güvenin temelini oluşturur.
Sevgili Başkanım Kardeşim, zannımca, sizin soruya cevap verirken, resmi ve soğuk bir dil kullanmanız soruyu soranların seçim arifesinde sizlerle sokak sokak gezen 12 fraksiyonda olan birilerinin, kısa bir süre önce deklarasyon yayınlayarak sizden kopmuş olmasıdır. Yanılıyorsam lütfen beni aydınlatın.
Samimi bir üslupla konuşmak, halkla aramızdaki mesafeyi azaltır. Göz teması kurmak, beden dilini olumlu kullanmak ve ses tonunu nazik tutmak, iletişimin daha sıcak ve insani olmasını sağlar. Unutmamalıyız ki, belediye başkanı da bu toplumun bir parçasıdır ve halkla arasındaki bağ, sadece resmi bir ilişki değil, aynı zamanda insani bir dayanışma ve anlayış temelinde de yükselmelidir.
Ha bir önerimde taşıdığınız sorumluluğun ağırlığını paylaşmanız. A takımı kurup, birlikte yol almanız. Ulu önderimizi lider edinmeniz önerimdir mesela. Zira o, meclisi kurarken kendisine muhalefet edenleri en dibinde tutmuş, aynı pencereden bakmasalar da bir arada olmayı başararak, birlikteliğin zenginliğini yansıtmış, memleketi kalkındırmıştır.
Özellikle hassas konularda veya farklı görüşlerin olduğu durumlarda, Başkanım, kullandığınız dilin birleştirici ve yapıcı olması büyük önem taşır. Polemik yaratmaktan, suçlayıcı ifadeler kullanmaktan ve ayrıştırıcı söylemlerden kaçınmak, toplumsal gerginliğin önlenmesi açısından kritik bir rol oynar. Zira bu halk, bunca zaman yaşanan kavgalardan kaybedilen zamanın telafisini bekler. Depremden bu yana barınma, ekonomi, iletişim, tarım ve daha sayamadığım diğer sıkıntılar hala katmerleşerek artıyor ise biraz durup iyileştirici role bürünme zamanı geldi denmeli.
Başkanım, ‘farklı görüşlerin farkındayız ve her birini dikkatle değerlendiriyoruz. Amacımız, şehrimizin geleceği için en doğru kararı ortak akılla almak’ şeklinde bir yaklaşım sergilemeniz ilçemiz ve halkımız adına yapıcı ve birleştirici bir yaklaşım sergiler.
Umut Vermek: Geleceğe Yönelik Pozitif Bir Vizyon Sunmak
Halkın sorularına cevap verirken, sadece mevcut sorunları dile getirmekle kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik umut verici bir vizyon sunmak da Belediye Başkanının önemli görevlerinden biri değil midir? Karşılaşılan zorlukların farkında olmakla birlikte, bu zorlukların üstesinden gelinebileceğine dair inancı ve çözüm odaklı yaklaşımı halka yansıtmak, motivasyonu artırır ve toplumsal dayanışmayı güçlendirir.
Belediye Başkanım sizin nezdinizde yazıyorum ama başkan yardımcılarımız, daire müdürlerimiz, birim amirlerimiz ve hatta meclis üyelerimizin tepeden tırnağa halkla iletişiminde sergilemesi gereken üslup, sadece nezaket kurallarından ibaret değildir. Ayrıca Yönetimin başarısı, toplumsal huzur ve halkın yönetime olan güveni için hayati bir öneme sahiptir. Rencide etmeyen, insani ilişkileri güçlendiren, toplumu germeyen ve umut veren bir iletişim tarzı, belediye başkanının halkla arasındaki bağı kuvvetlendirir ve ortak bir geleceğe yönelik iş birliğini teşvik eder. Unutmamalıyız ki, halkın sesi ne kadar saygıyla dinlenir ve ne kadar yapıcı bir şekilde cevaplanırsa, yerel yönetimler de o kadar başarılı ve halkına hizmetkar olabilirsiniz.
Bu nedenle, her soruya verilen cevap, sadece o anki bir iletişim eylemi değil, aynı zamanda geleceğe yapılan bir yatırımdır, düşüncesi akıllardan çıkmamalıdır. Haaa en önemlisini unutmayayım, bugünün yarını da var. Zirveye getirenlerin bir anda yerle yeksan etme gibi kötü bir huyları var. Bunu da heybenize koymuş olayım.
Konuyu çok uzatmadan toparlamak gerekirse, 2 eril iradenin; bir anne, bir eş, bir evlat, bir öğretmen, bir çalışan olarak kimliği belli bir kadın üzerinden tartışmış olmalarını hiç konuşmadım. Dejavu yaşar gibi oldum biliyor musunuz? Seçim arifesinde Samandağ A(Y)NA Gazetesini görmeyenlere yine A(Y)NALIK ettim. Sevgili Kardeşim, Başkanım sizi bütün bu olanlara rağmen, an itibari ile yaptığınız hatadan özre ve ocu şucu ayırmadan tüm personele eşit mesafede durmaya davet ediyorum.
Sağlıcakla.
https://www.instagram.com/reel/DJbeWqasTac/?igsh=MXJ6d3EyYWxvZTR5dg%3D%3D
Ümit Dadük Sağaltıcı

Yorumlar (0)
Facebook yorumları